PÂDİŞAHLARIN SAN'ATLARI

Osmanlıda her ferd bir sanat öğrenirdi. Kimse, boş gezip dilenmek veya gayri meşrû yola başvurmaya cesaret edemezdi. Kimsesizlerin ise elinden tutacak zenginler ve vakıflar vardı. Sanat öğrenmek her şeyin başında gelirdi.

Osmanlı pâdişahlarının hemen hemen tamamı bir sanat sahibi idiler. pâdişahlar devlet işlerinden arta kalan zamanlarında bu sanatlarını icra ederlerdi. pâdişâhlardan bazılarının sanatları: Çelebi Mehmed Hân, yay kirişi yapardı. Fâtih Sultan Mehmed Hân, iyi bir bahçıvandı. Yavuz Sultan Selim Hân, Kânûni Sultan Süleyman Hân ve Sultan l. Mahmud Han kuyumcu idiler. Sultan Üçüncü Murad Han ok yapardı. Sultan Üçüncü Mehmed Hân ile Sultan Birinci Ahmed Hân kaşık ve okçuların parmaklarına taktıkları yüzükleri yaparlardı. Sultan Üçüncü Ahmed ve Sultan İkinci Mahmud Hân mükemmel hattattılar. Sultan Üçüncü Osman Hân, marangoz idi. Sultan Üçüncü Mustafa Hân'ın mükemmel bir atölyesi vardı. Bu atölyede emrindeki işçilerle beraber çalışırdı. Sultan Birinci Abdülhamid Hân, ok ve yay yapardı. Sultan Üçüncü Selim Hân nakış ve desen yapmada mahirdi. Bestekârlığı vardı. Sultan İkinci Abdülhamid Hân ince marangozlukta pek usta idi.

Pâdişâhlar, çoğu zaman yaptıklarını sattırır, elde ettikleri gelir ile kendi ihtiyaçlarını karşılarlardı. Sultan Birinci Mahmud Hân, kuyumculukla meşgul olurken, vezirlerden birisi pâdişâhın yanına gelir ve:

- "Şevketlüm, milletin hazinesi sizin demektir. Niçin böyle uğraşıp kendinize zahmet edersiniz" deyince hamiyetli pâdişâh:

- "Bre ne yabane söylersin. Milletin hazinesini, milletin ihtiyacına sarfetmek gerekir. İnsan olana durmadan çalışmak düşer. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın bereketi başkadır. İçinde alınteri, göz nuru bulunan kazancın, tadı ve bereketi olur" demiştir.

sponsorlu bağlantılar

data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">